PAYLAŞ
James Blunt
James Blunt
James Blunt

Geçtiğimiz Cuma akşamı, 5 kez Grammy’e aday olmuş, Paul McCartney’in kendisini müziğin geleceği olarak nitelendirdiği, “You’re Beautiful”, “Good Bye My Lover” ve “1973” parçaları ile tanınan İngiliz soul rock ekolünün önemli temsilcilerinden James Blunt, “Moon Landing” turnesi kapsamında Turkcell Profesyoneller Kulübü “CumaCandırkonserlerinin ilki için şehr-i ’a bir kez daha konuk oldu. Bendeniz de onu dinlemek üzere Ülker Sports Arena’ya doğru yola koyuldum.

Kapı açılışı biraz gecikse de organizasyon gayet profesyoneldi. İnsanlar yığılmayacak şekilde gruplar halinde içeri alındı. Biletler elektronik olarak okutuldu ve konuma göre planlı bir şekilde yönlendirmeler yapıldı. Memlekette organizasyonlarında her zaman sıkıntı yaşandığını düşünülürse, Alchemy Project’in bu ilk organizasyonunun böyle düzgün olması hoşuma gitti. Biletimin konumu sebebiyle saha içine doğru giderken, henüz kimseciklerin olmadığını farkettim. Konserin olduğu gün, iş çıkışı, trafik gibi etkenleri dikkate alınca bu durum olağandı. Dolayısıyla bende bunun keyfini çıkararak tam sahne ortasında yer alacak şekilde konuşlanarak konser öncesi biraz ortamın havasını kokladım. James Blunt ülkemizde genellikle romantik şarkılarıyla bilinen ve bu yüzden büyük çoğunluğunu kadınlardan oluşan geniş bir hayran kitlesine sahip. Haliyle konser kitlesini ağırlıklı olarak kadınlar oluşturuyordu. Sevgili ve eş kontenjanından gelen erkeklerin çoğu da Mango ve Zara kabinleri önünde beklemekten yorulmuş gibi biraz sıkılgandılar. Ancak insanlar her konser öncesi olduğu gibi bu konser öncesi de beklerken telefonlarıyla sosyal medyaya çalıştı. Konser saati yaklaştıkça alan yavaş yavaş doldu ve kitle heyecanla James Blunt’u beklemeye koyuldu. Yarım saatlik gecikmeyle sahneye çıkan Blunt, konsere “Face the Sun” ile başladı. Hemen ardından gelen “I’ll Take Everything” ile kısa bir rock konseri havası yaşatarak aralıksız beş altı şarkı söyleyen romantik prensimiz, klasik “Merhaba İstanbul” girişi yaparak “ikinci defa geldiğime göre artık sizin arkadaşınız sayılırım” dedi. Bu ilk bağla beraber giderek ortama ısınan ve ortamı ısıtan Blunt, akor sebebiyle sürekli değiştirdiği gitarlarından en küçüğünü eline aldığında “Biliyorum, kısa boylu biriyim ve sahnede olduğum için boylu poslu görünüyorum ama kadınlar neden uzun boylu, koyu renk saçlı adamlardan hoşlanır ki? Bakın ben küçük gitarım ve boyumla gayet sevilebilir bir adamım” diye seyirciye attığı lafla ile nüktedan biri olduğunu gösterdi. Sonrasında gelecek olan “Satellites” öncesi sahnede astronotların olduğunu düşünerek kendimizi bir uzay istasyonunda olduğumuzu hissetmemizi söyleyen James Blunt, sahne arkasındaki görüntüler ışığında “These Are Words” ve “Postcards” gibi neşeli şarkılarını seslendirdi.

Blunt elbette konserdeki kadınları unutmadı. Bu parçalarının onları mutlu ettiğini bildiğini ve erkeklerden bu yolla intikam aldığını şaka yollu belirterek meşhur “Goodbye My Lover” şarkısına başladığında, kalabalık hep bir ağızdan bağırarak şarkıyı söylemekteydi. Sonrasında “I Really Want You”, bir Slade cover’ı olan “Cuz I Love You” ve pek sevdiğim “Heart To Heart” geldi. Bu sırada Blunt, kah kendini seyircinin önüne atarak, kah gitarıyla seyirciye doğru yürüyerek, kah herkesten telefonlarının ışıklarıyla şarkıya eşlik etmelerini isteyerek tüm sevimliliğini sürdürdü. Sıra “You’re Beautiful”a geldiğinde ise, tüm salon yıkılıyordu.

“So Long, Jimmy” ile araya giden Blunt, bis süresini kısa tuttu ve “Stay The Night” ve ile “Bonfire Heart” geri döndü. En sonunda ise, “1973” ile geceyi bitiren ve sıfatının hakkını veren James Blunt, konser çıkışı hepimizin kulağında hoş bir seda bırakarak cuma akşamını anlamlı kılmayı başarmıştı.

Konserde bana eşlik eden Filiz Doğana bu güzel yazı için teşekkürler…

Bir Cevap Yazın