PAYLAŞ

Türk ressamlarının önde gelen isimlerinden Fikret Muallâ Saygı’nın, 1953, 1956 ve 1957 yıllarında belirli aralıklarla kaldığı Paris Sainte-Anne Akıl Hastanesi’nde çizdiği desenler, “Sainte-Anne Desenleri”sinde, 10 Haziran – 30 Ağustos 2016 tarihleri arasında Amerikan Hastanesi “Operation Room” Galerisi’nde sergilenecek.

Fikret Muallâ Saygı’nın hastanenin bahçesinde, avlusunda, yatakhanelerinde kurşun kalem ya da mavi tükenmezle çizdiği bu desenler, hastalığın sakin ve durağan yüzünü yansıtıyor. 30 Ağustos 2016 tarihine kadar ziyarete açık olan sergide, Ferit Edgü ve Metin Deniz koleksiyonlarından derlenen eserler yer alıyor. Küratörlüğü Ilgın Deniz Akseloğlu tarafından üstlenilen sergiye, Sainte-Anne Desenleri kitabı da eşlik ediyor. Editörlüğünü Burak Fidan’ın ve tasarımını Okay Karadayılar’ın yaptığı kitapta, Abidin Dino’nun kaleme aldığı Fikret Muallâ’nın Sainte-Anne tanıklığı ve Ferit Edgü’nün sergiye dair yazısı da yer alıyor.

Sainte-Anne Desenleri Sainte-Anne DesenleriAmerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room” Tel: 444 3 777

Sanatçı Hakkında: Fikret Muallâ Saygı, 1903’de ’da doğdu. Saint Joseph Fransız okulunda ve Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray) okudu. Mühendislik öğrenimi için gittiği Almanya’da resim çalışmaya başladı. Türkiye’ye döndükten sonra da resim çalışmalarını sürdüren Fikret Muallâ’da, 1928 yılında geçirdiği bir alkol krizi nedeniyle polis kayıtlarına geçmesi sonucu, bütün yaşamı boyunca kurtulamadığı alkol sorunuyla birlikte polis korkusu da başlamış oldu. Bu olayın ardından Paris’e gitti ve 1930’da Türkiye’ye döndü. 1934’de kısa bir süre Ayvalık Ortaokulu’nda resim öğretmenliği yaptıktan sonra, 1939’da Paris’e gidene kadar resimlerinin yanı sıra çizdiği kostümleri, dergi ve kitap illüstrasyonlarıyla da adını duyurdu. 1936-37 yıllarında Bakırköy Akıl Hastanesi’nde alkol tedavisi gördü. 20 Temmuz 1967’de Fransa’da, Nice kentindeki ölümüne kadar pek çok sergi açtı. Yaşadığı sürece Fransa’da Türk sanatçıları arasında bir “efsane” olan Fikret Muallâ, sonraları üstün sanatçı kişiliği kadar trajik yaşamıyla da Türkiye’de yaygın bir üne kavuştu.

1 YORUM

Bir Cevap Yazın