Canan Alimdar “Serenat”  , Koleksiyonlarını, geçmişten esinlenerek hazırlayan ve tarihi mekanlarda leyen Canan Alimdar’ınyeni takı koleksiyonu “Serenat”,22. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazı Araştırmaları Sempozyumu’nda sergilenecek. 24 – 31 Ekim tarihleri arasında, Mimar Sinan Güzel lar Üniversitesi’nde düzenlenecek sempozyum boyunca, Bomonti yerleşkesinde ziyaret edilebilecek olan sergi, Alimdar’ın “Serenat” koleksiyonunu merak eden herkese açık olacak.

Rodyum kaplama 925 ayar gümüşle çalışılmış olan koleksiyonBade, Kuşlar Baladı ve Umayisimli üç bölümden oluşuyor. “Serenat” koleksiyonu kuşların kanat çırpışı, asmanın kıvrılışı ve badenin dökülüşüyle romantizmi, sadakati, sevgilinin elinden içilen badeyi ve muhabbeti yansıtıyor.

Gün ışığına çıkarılan mozaikler, esin kaynağı oldu

Sevgiliye aşkı ilan etme biçimlerinden biri olan Serenat, tarihsel esintiler taşıyan tasarımlarıyla dikkat çeken Canan Alimdar’ın yeni koleksiyonu ile yepyeni bir soluk kazanıyor. Sinop Balatlar Kilisesi’nde yapılan kazı çalışmalarında gün ışığına çıkan mozaiklerden esinlenenAlimdarBade, Kuşlar Baladı ve Umayisimli 3 bölümden oluşturduğu yeni koleksiyonu “Serenat”ta zarif kuşlar ve asma yapraklarını temel desenler olarak kullanıyor.

“Serenat” koleksiyonunda yer alan her parça kimi zaman kuşların kanat çırpışı, kimi zaman asmanın kıvrılışı ve kimi zaman da badenin dökülüşüyle romantizmi, sadakati, sevgilinin elinden içilen badeyi ve muhabbeti yansıtıyor.

Ruhumuza balad olan kuşlar

Uçuşan kuşları çağrıştıran kolyeler, zarif leyleklerin süslediği kelepçe tarzı, göz alıcı bilezikler ve zarif asma yaprakları ile bezenmiş kolye, küpe ve yüzüklerden oluşan koleksiyonun her bölümünün kendine göre bir hikayesi ve ilham kaynağı var.

Minicik bedenlerine bin bir rengi, bin bir sesi sığdırmış bin bir çeşit kuş, mozaikleri de süslemiş çağlar boyu Anadolu’da. Kimi tarihin ilk postacıları olmuş, kimi ilk çalar saati insanoğlunun. Çağlar boyu kiminin koruyuculuğuna, kiminin bilgeliğine inanılmış olan kuşlar şimdi Canan Alimdar’ın tasarımlarında farklı bir ruha bürünüyor. Cıvıltıları şarkılara esin, göklerde süzülüşleri lere konu, göçüp gidişleri ise ruhumuza Balad olmuş kuşlar, “Serenat” ile insana eşlik etmeye devam ediyor.

Dişi hami ruh: Umay

Türk kültüründe binlerce yıldır ayrı bir yeri olan leylekler de tasarımcı Canan Alimdar’ın son koleksiyonu “Serenat”ın Umay bölümünün kahramanı. Kültürümüzde edebiyattan görsel sanatlara kadar çeşitli alanlarda ön plana çıkan leylek motifleri Serenat koleksiyonunun en gözde parçaları arasında yer alıyor. Gelişi sevinç, gidişi hüzün, insan dostu leylekler aynı zamanda baharın da müjdecisi. Baharla birlikte doğanın yeniden canlanması da leyleklerle bağdaştırılmış tarih boyunca ve leylek kuş biçiminde tanımlanan dişi hami ruh “Umay” ile bebek ruhları arasındaki ilişkiyi de sembolize eder olmuş.

Bade, aşkın en zarif hali

Antik çağlarda asma yaprağı aşkın simgesiydi; Tanrıçaların meyvesi olarak nitelenen üzümün insanoğluna bin bir faydasından mı, yoksa sıcaklarda aşıklara gölge olan asma bağlarından mı bilinmez. Anadolu’nun dört bir yanında oluşan bin bir kültürde asma yaprakları mozaiklerde sıkça kullanılmış. Tanrıçalara taç olmuş bu zarif yapraklar; testilerin, küplerin saplarına motif motif işlenmişler. Bolluk bereketi anlatmak için üzümü seçerken eski uygarlıklar, aşkı anlatmak için de üzümün yaprağını seçmişler. Öyle ki üzümden yaptıkları şarapla aşka aynı ismi vermişler ve Bade demişler ikisine de. Canan Alimdar’ın “Badesi”nde de takılar aşkın en zarif halini anlatıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here