Nysa Antik Kenti , Antik Karia bölgesinin önemli bir kenti olan Nysa, Aydın – Denizli karayolu üzerinde Aydın’ın 30 km doğusunda, Sultanhisar İlçesi’nin 3 km kuzeybatısında yer almaktadır. Eskiden Karia olarak adlandırılan bölge Hellenistik devirde, MÖ 3. yüzyılın ilk yarısında Seleukos’un oğlu I. Anthiochos Soter tarafından kurulmuştur.
nysa antik kentiNysa Antik Kenti, XX. yüzyılın başlarından itibaren birçok araştırmacının ilgisini çekmiştir. Alman W. von Diest 1907- 1909 yılları arasında ekibiyle Nysa’da kazı ve araştırma çalışmalarını sürdürmüştür. 1921-1922 yıllarında Yunan arkeolog K. Kourouniotes tarafından meclis binasında çalışılmıştır. İzmir Müzesi, 1960’larda Gerontikon ve da kazı çalışmaları yürütmüş, Aydın Müzesi de 1980’li yıllarda Tiyatro’nun sahne binasında kısa süreli çalışmalar gerçekleştirmiştir. 1990-2010 yılları arasında, Nysa’daki araştırma, kazı ve restorasyon çalışmaları, Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat İdil’in başkanlığındaki, Prof. Dr. Musa Kadıoğlu’nun kazı başkan yardımcılığını yürüttüğü ekip tarafından gerçekleştirilmiştir.
2012-2016 yılları arasında kentteki çalışmalar Aydın Arkeoloji Müzesi başkanlığında, Doç. Dr. Serdar Hakan Öztaner’in bilimsel danışmanlığında gerçekleştirilmiştir. 2016 yılından itibaren Nysa kazı, araştırma ve restorasyon çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Serdar Hakan Öztaner’in başkanlığında devam edilmektedir.
nysa antik kentiNysa Antik Kenti 2019 yılı kazı çalışmaları kentin ana caddesi olan Sütunlu Cadde’de ve Mozaikli Yapı’da gerçekleştirilmektedir. Kentteki yapılarda acil onarım ve koruma çalışmalarının yanı sıra restorasyon projeleri hazırlanmakta ve yürütülmektedir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve destekleriyle yürütülen Nysa kazı ve onarım çalışmaları Ankara Üniversitesi, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye İş Bankası tarafından desteklenmektedir.

nysa antik kentiANTİK KENTTEKİ YAPILAR
Antik kentte gerçekleştirilen kazı ve araştırma çalışmaları sonucunda, kalıntıları açığa çıkarılan yapıların daha çok Roma ve Geç Roma – Bizans Dönemi’ne ait oldukları saptanmıştır. Kentin kuruluş dönemine ait Hellenistik Dönem yapıları, kentte ağırlıklı olarak görülen Roma ve Bizans Dönemi mimarisinin altında kalmıştır. Batı yakadaki Gymnasium, Tiyatro ve Stadion ile doğu yakadaki Agora ve Gerontikon’un (Yaşlılar Meclisi) Geç Hellenistik – Erken Roma Dönemi orijinli yapılar olduğu tahmin edilmektedir.

TİYATRO
Nysa’nın en iyi korunmuş yapılardan biri olan Tiyatro, yaklaşık 73×99 m’lik bir alanı kaplamaktadır. Geç Hellenistik Dönemde (MÖ 1. yy’ın 2. yarısı) inşa edildiği düşünülen tiyatro, yarım daire formunu 12 derece aşan bir oturma alanına sahiptir. Yapıya ait sahne binası ve sahne binası önündeki çok katlı sütunlu mimari, oturma alanından bağımsız olarak M.S 120–140 yılları arasında olasılıkla iki katlı olarak inşa edilmiştir. M.S. 178 depremiyle yıkılan Hadrian Dönemi sahne binası, M.S. 180– 200 yıllarında yeniden üç katlı olarak inşa edilmiştir. Nysa Tiyatrosu, diğer Anadolu antik tiyatroları gibi Anadolu-Roma tiyatroları karakteristik özelliği taşımaktadır. Sahne binası önündeki çok katlı cephe mimarisini taşıyan yüksek podyumlar, Perge (Aksu), Side ve Hierapolis (Pamukkale) tiyatrolarında olduğu gibi kabartmalarla süslüdür. Pluton ve Kore’nin evliliği ile (teogamia) Dionysos’un hayatını anlatan podyum frizleri, çok katlı cephe mimarisi kazıları sırasında ortaya çıkarılmıştır.
nysa antik kentiDionysos’un kenti Nysa
Mitolojide Hermes, Dionysos’u, büyütmesi için Nysa Dağının perilerine emanet etmiştir. Nysalılar’ın, inşa ettikleri tiyatronun sahne binasının podyum frizlerinde, Nysa tanrısı olan Dionysos’un yaşamından kesitlere yer vermelerinden dolayı kent, “Dionysos’un kenti Nysa” olarak bilinmektedir.
Mitolojiden birçok önemli karakterin yer aldığı podyum frizleri, aynı zamanda kentin içinde yer aldığı coğrafyadan da alıntılar aktarmaktadır. Menderes Nehri ve Messogis Dağları, bunlara örnek teşkil etmektedir. Çeşitli nedenlerle (deprem veya insan kaynaklı) zarar görmüş olmalarına rağmen, kırılmış parçalar ve figürler onarılmıştır.

nysa antik kentiAGORA
Kentin doğu yakasında yer alan ve geniş bir pazar yeri olan Agora, özellikle Doğu Stoasının sahip olduğu mimari özellikler nedeniyle Geç Hellenistik Döneme tarihlendirilmiştir. Agora’yı, kuzey ve doğuda çift sıra sütunlu ion düzeninde, güney ve batıda tek sıra sütunlu dor düzenindeki stoalar çevrelemektedir. Ayrıca kuzey stoanın gerisinde üst örtüsü tonozlu bir dükkân sırası bulunmaktadır. 1990 yılından itibaren doğu ve kuzey stoa’larda yoğunlaştırılan araştırma ve kazı çalışmaları sayesinde, Geç Hellenistik Dönemde (MÖ 50) inşa edilen yapının bulunduğu alanın, farklı işlevlerle Bizans Dönemine kadar kullanılmış olduğu saptanmıştır. Agora’nın batı stoasına teğet kuzey-güney yönünde uzanan bir ana cadde, yapıyı batısındaki Meclis Binası / Gerontikon’dan ayırmaktadır. Ayrıca batı stoanın merkezinde, Agora’ya giriş sağlayan bir kapı olduğu saptanmıştır.

nysa antik kentiGERONTİKON – YAŞLILAR MECLİSİ
Gerontikon (Yaşlılar Meclisi) kentin doğusunda, Agora’nın kuzeybatısında yer almaktadır. Agoradan kuzey güney aksındaki ana caddeyle ayrılmaktadır. Bu yapı kompleksi; anıtsal kapı, ön avlu, iki katlı sahne binası ile birlikte oturma sıralarından oluşmaktadır. Yaklaşık 700 oturma kapasitesine sahip yapıya, ana cadde üzerindeki propylon’dan geçilerek girilmektedir. Yapı MS 2. yüzyılın ortasında Nysa’lı zengin Sextus Iulius Antoninus Pythodoros tarafından annesinin vasiyeti üzerine; iki katlı sahne binası, ön avlusu, propylon’u ile birlikte yeniden inşa ettirilmiştir. Strabon’un kentin doğu yakasındaki yapılar arasında saydığı Gerontikon’dan günümüze hiçbir arkeolojik kalıntı ulaşmamış olsa da MS 2. yüzyılda inşa edilmiş olan bu yapının, Gerontikon’un bulunduğu alanda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Üstü kapalı olan bu yapının, kentteki birçok kültürel ve politik toplantılara hizmet ettiği düşünülmektedir.
nysa antik kentiGYMNASİUM
Kentin batı yakasında, MS 2. yüzyılın ortasında inşa edilen Gymnasium, atletizm faaliyetlerinin yanı sıra eğitimin gerçekleştiği bir mekân olarak kullanılmıştır. Geniş avlusu ile Anadolu’nun en geniş örnekleri arasında yer alan ve orta avlusunda geniş bir sarnıcı bulunan Gymnasium’da yapılan çalışmalar sonucunda, sarnıcın Gymnasium’un günümüzdeki kalıntılarından daha önceki bir tarihe ait olduğu anlaşılmaktadır. Avlunun etrafı, tiyatro masklarıyla dekore edilmiş kemerli sütun sıralarıyla çevrilidir. Günümüzde bu sütun sıralarına, yapının güneydoğusundaki kazılan kısımda rastlanılmıştır. Yine yapının güneydoğu kısmında, yapıyı vadinin diğer tarafındaki kente bağlayan bir köprü kalıntısı bulunmaktadır. Yapının büyük bir kısmı toprak altındadır. Gymnasium’un güneyinde, yapının işlevsel devamlılığını sağlayan bir hamam kompleksi bulunmaktadır.
KÜTÜPHANE
Kentin batı yakasında, MS 130 yılı civarında inşa edilen bu yapı, kütüphane, toplantı salonu ve mahkeme salonu olarak kullanılmıştır. Yapının, ahşap koridorlar aracılığıyla ulaşılan 2 katı ve 16 kitap rafı bulunmaktadır. İç odanın kuzey kısmında, konuşmacıların ve hâkimlerin kullandığı, yükseltilmiş platform üzerinde yer alan bir tribün olduğu saptanmıştır. Kütüphane’yi yaptıran kişinin lahdi, yapının güneyinde gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarılmıştır. MS 4. yüzyılın sonu veya 5. yüzyılın başında onarım gören Kütüphane’nin, 6. yüzyılda kamusal kullanım amacı tamamen son bulmuştur. Bu dönemde yapının batısında işlikler ve mahalleler inşa edilmeye başlanmıştır. 900’lerde ise iç oda bir şapele dönüştürülmüş ve Kütüphane’nin güney kısmı mezarlık olarak kullanılmaya başlanmıştır. Araştırmalarda, Kütüphane’nin kurucusuna ait lahdin yanı sıra, MS 9./10. yüzyıla ait geç dönem mezarlığına ait 12 mezar ve 34 gömü saptanmıştır.
STADİON
Amasyalı ünlü coğrafyacı Strabon’un (MÖ 64 – MS 21) da sözünü ettiği gibi bu yapı, Roma Dönemi mimarisinin üstün özelliklerini yansıtmaktadır. Topografyaya uygun olarak inşa edilmiş olması nedeniyle, etkileyici bir alt yapıya sahiptir. Vadinin iki yakasında kısmen korunmuş yapının, kuzeybatı köşesindeki oturma sıraları ve altyapısı iyi bir şekilde izlenebilmektedir.
nysa antik kentiCADDE – SOKAK SİSTEMİ
Nysa kentinin birbirine paralel ve birbirini dik kesen cadde-sokak sistemini açığa çıkarmaya yönelik çalışmalar 2005 yılından itibaren devam etmektedir. Söz konusu kazı ve araştırma çalışmaları orthogonal sistemdeki cadde-sokak ağının varlığını açıkça ortaya koymuştur. Kütüphane ve Meclis Binası ile bağlantılı caddeler ile kentin doğu-batı yönlü ana caddesi, Plateia – Cadde 1 açığa çıkarılmıştır. Cadde-sokak sistemine entegre edilmiş üç adet köprü, vadi üzerine kurulmuş bir kent olan Nysa’da, kent içi ulaşımının gereklilikleri sonucunda, kamusal yapıları birbirlerine bağlayan noktalarda inşa edilmiştir. Kentteki iki ana caddeden doğu-batı doğrultusundaki Plateia-Cadde 1 olarak, kuzey-güney doğrultusundaki ise Plateia-Cadde 2 olarak adlandırılmıştır.
ÇARŞI BAZİLİKASI – FORUM ALANI – ANITSAL GİRİŞ
Çarşı Bazilikası
Tiyatronun güneydoğusundaki teras üzerinde, Gerontikon ve Agora’ya doğru, günümüzde Kavaklı köyüne çıkan modern yolun üzerinden geçtiği Çarşı Bazilikası, ilk kez 1994 yılında yol genişletme çalışması sırasında ortaya çıkan bir figürlü başlık ile saptanmıştır. 2012 ve 2013 yılında yapıda yürütülen kazı ve araştırma çalışmalarıyla yapının işlevi, mimarisi üzerine önemli sonuçlar elde edilmiştir. Kuzey bölümü açığa çıkarılan Çarşı Bazilikasının üç kemerle güneyinden ayrılan dörtgen formlu 20×15 m boyutlarındaki bölümünün, mahkemenin kurulduğu yer olan “tribunal” kısmı olduğu düşünülmektedir.
Anıtsal Giriş
Çarşı Bazilikasının 70 m güneyinde, Plateia – Cadde 1’in doğu kesiminde, caddeye açılan üç adet kapıya sahip “Anıtsal Giriş”, 2013 yılı kazı çalışmalarıyla açığa çıkarılmaya başlanmıştır.

nysa antik kentiDOÇ. DR. SERDAR HAKAN ÖZTANER – KAZI BAŞKANI
Nysa’daki kazı çalışmalarına, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına başkanlık yapan Doç. Dr. Serdar Hakan Öztaner, 1985-1992 yılları arasında orta ve lise öğrenimini Ankara Tevfik Fikret Lisesi’nde tamamlamıştır. 1992 – 1996 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Klasik Arkeoloji Anabilim Dalında lisans öğrenimi gören Doç. Dr. Öztaner, 1996-1999 yılları arasında Ankara Üniversitesi, SBE, Arkeoloji (Klasik Arkeoloji) Anabilim Dalındaki yüksek lisansını Prof. Dr. Coşkun Özgünel’in danışmanlığında hazırladığı “Alexandria Troas Nymphaionu” konulu tezi ile bitirmiştir. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’nda araştırma görevliliğine, 2010 yılında yardımcı doçent kadrosuna atanmış, 2014 yılında doçent unvanını almıştır. 2017 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Çevre Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığını yürüten Doç. Dr. Öztaner, halen Ankara Üniversitesi, DTCF Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’nda doçent olarak görevini sürdürmektedir.
Doç. Dr. Serdar Hakan Öztaner, Prof. Dr. Orhan Bingöl’ün danışmanlığında hazırladığı “Menderes Magnesiası Bazilikası (Haçayak, Kemer, Sütun Sistemleri)” konulu teziyle 2006 yılında “Edebiyat Doktoru” unvanını almıştır.
nysa antik kenti1993 – 2012 yılları arasında, yurt içinde Smintheion, Alexandria Troas, Menderes Magnesiası, Klaros, Nysa, Zeugma, Kaunos, Letoon, Teos kazı ve araştırma çalışmalarında, yurt dışında Salamis, Capidava kazılarında ekip üyesi olarak çalışmıştır.
2012-2016 yılları arasında Aydın Müzesi başkanlığında Nysa kazılarının bilimsel danışmanı olarak, 2016 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararıyla, kazı başkanı olarak Nysa Antik Kenti’ndeki kazı ve araştırma çalışmalarını yürütmektedir.